o gün birlikte yürürken senle, o güzel havadaki mavi berrak denize bakakaldık öylece. deniz dedi ki bize hoşçakal deyin mutluluktan ölen romantik fareye.
prozac nasıl bir ilaçsa zaman da öyle bir ilaçtır. peki prozac kullanmayı reddettiğim gibi zamanı kullanmayı da reddedebilir miyim? zamana, onla ilgili kronolojiye karşı çıkarak başlıyorum. o halde.. arda-kalanlara da...
kaçıncı kuşaktan bilmiyorum o kadar büyükler, belki 5 belki de 4ler. kuzum allah aşkına siz kimlerdensiniz böyle, bu eda ve tavır kime niye söyle. *bence ikinizde çok güzelsiniz kardeş olun siz. acaba hangi şehirlerdeydiniz? önce hanginiz öldü.? hanginiz diğerine göre daha mutsuzdu.? kaç defa evlendiniz? çocuklarınız oldu mu.? olduysa bu fotoğraflar antikacı da ne arıyor ki böyle? belki de ben bulup alayım diye. not: fotoğraf toplamalıyım yine. keşke bir şey yapabilsem de insanlar bana eski fotoğraflarını verse. ne yapmalı ki akrabaları mı gezmeli ne. (ben halamgile çekmişim, en altta)
Comments
Post a Comment