Posts

Showing posts from October, 2013
adın üç kere geçti saçma sapan bir filmde - yalnız olsam çok ağlardım - ama annem bakıyordu - otoban dolusu gürültüyü sıkıştırıp beynime - anne dedim, hadi çay koy da içelim. a.l.

aklım sende

dedim ya.

yazdan kalan sonbahar günü kırıntıları.

Image
izledim öylece -elimde koca şemşiye- ışıklar yılbırlık ettikçe karşıdaki denizde. -ne de keyiflendik o gün öyle- destroyer - chinatown

ebilirte

insan tuvale yabancılık duyabiliyor. yüzey işte diyebiliyor.
bizimki sankiiii termos ile matara birlikteliği öyle aynı ve farklı gibi öyle gibi iyi gibi iyi ve güzel gibi iyi güzel ve tatmin edici mutlu gibi bu his hep sürmeli

iyi insanmış, iyi müzikler yaparmış, hem de fransızmış, adama kendini taktırırmış, sonsuz döngülere aldırtırmış. ayrıca the weeknd-li efsane bir parçası varmış.

kavisnky diye biri.

hata yapar

san bazen in zen insan ba san ba zen in ba san zen san in bazen san bazen san in ba in san zen insan bazen ....

yoğurt - uykularımı kudurt.

oily hands- slippery slope

Image
Grizzly Bear - Will Calls (Marfo Demo)

olamaz

Image

/-|

Image
her tozlu köşeye bir iz bırakıyorum benden. benle tozlansın diye . iyiyim şu sıra. makul anların günlere yaydığı keyfi sürmeye çalışıyorum. başarıyorum da, sanırım. çünkü. çünküü. sakinim. aklıma esiyor. vapura atlıyorum. kendimce izmirle gizli aşk yaşıyorum. bir de o yol var ya o yol iki yakayı birbirene bağlayan o ara yol. ah o yol, kopsa ya zamandan mekandan. sonlu ya da sonsuz anlayamadığım bir döngüde sürse mesela. beni de yutsa içine. tek başıma olsam. başımı kaldırıp gökyüzüne baksam izmirin sonbaharı vururken yüzüme sıcak sıcak, denizden hafif bir esinti sarsa sımarıkça beni. sonra bir baksam, yanımda. gülümsesem ona. ah şu sevgi var ya.

ama en çok yokamaniac.

fobilerimi ve manialarımı biriktiriyorum not edip yazmalıyım tenimin her bir santimetrekaresine otoportre adı ile.

dokunsallık ve yabancılar - yakın ya da uzak - tam anlamıyla kaosa dönüşüyorlar.

usulca dedim gökhan - sırf üzüntü olmasın o an

evvel zaman içinde kalbur saman içinde çok uzak değil yakın bir ülkede sevimli, uslu, küçücük gözlü küçük kediler yaşarmış yemekleri ortak, yatakları birmiş, sevinçleri hepsininmiş duman rengi, açık kahverengi küçük kediler yaşarmış yakın ülkenin yanında dönemeci dönerken rüzgarların sağında ormanların solunda sesli, hırslı, kocaman gözlü büyük kediler varmış sabahları okumakla, akşamları düşünmekle gündüzleri konuşmakla, geceleri çalışmakla yorgun gözleri, şişmiş elleri büyük kediler varmış siz kardeşler hangi kedileri seversiniz hangi kediler gibi yaşamak istersiniz sevimli, uslu, sesli, hırslı hangi kedilerdensiniz.