Posts

Showing posts from April, 2013

karanlığın içinde kireç badanalı ev.

şu an’ın sılası gurbeti önce’nin. batı rüzgarı yakınlaştırmış uzak adayı: bademlerin uğuldadığını duyuyoruz ayva dalları geriye sebepsiz bakmalar gibi meyvesiz eve dönen mahkumu farkedemeyecek kadar çıplak. sarı ışığını göremesek de nüne dokunan komşunun köpeği ormana doğru havlıyor: oradaki gece biliyoruz komşumuzdur: anımsatır bize birzaman nizamiye kapılarından sessiz umarsız hani kendi sancısıyla avunan yüreğimizde koyu içilmeden soğumuş acı kahve kederi kızlarsız komşusuz oğullarsız dağın altındaki kara ormana dalakaldığımız eski geceleri. alemdağ kışlasına bakardı bahçenin kuzey çiti: titreyen el yazısıyla yazılan mektup incir ağacının sütünü tanır kuyunun çıkrığından sağılan yaz sonu buğusunu: çapalanmış toprağın hatırı sinmiştir dönecekleri güzü bilen kırlangıçların saçaklardaki kanat izine: boğazımızda düğümlenir bakır çaydanlıktan tüten dem kara üzüm duyar asma susar yedi yıl geçer dokuz yıl sıradadır: çocukların dönmesine daha çok var… emirhan oğuz

:,

A bird ballet | Music Video from Neels CASTILLON on Vimeo .
fersah'ın söylenişi bile uzak. sanki her bir harfin arası binlerce kilometre. f                  r                    a                     e                    s                   h

farlara dikkat

siz hiç okula sütyensiz gittiniz mi?
Image

birlikte uyuyalım mı ne dersin.

kati bir sessizlikle dinledik. birbirimizi ağızdan öpmek istedik. küçücük bir "olur" çıktı ağzından. birbimizi ağızdan öpmek istedik.

söküp takılabilir amcık

Image
m ı h l a n m a k

bir ki ve bir ki güç

Image

:~

hiçbir şey sabit değildi. herşey sürekli parçalanır ve parçalar yeniden farklı biçimlerle birleşmek için yer değiştirirdi durmadan, uysun ya da uymasın. bundandır ki hiç bir şey demode olamadı. sadece, yenilik içinde -kendine benzesin ya da benzemesin- yeniden şekillenip durdu gizlice.

;

dev dalgalara gelesin.

kimi kimi klipler

Image

bunlar dün yaşandı ve bugün hala ikimiz arasında devam etmek istiyor olmalı, böyle oluyor.

du.

tüm bu gerçekler içlerimizi deşerler - düşününce nasılda sıkıcıdır bu şeyler. ah bu sevgi.

"hiçbir sevginin ardından gidemem. sevgi inandırıcı değildir. düşüncelerin bulduğu, düşüncelerin biçimlendirdiği bir durumdur. düşünüldüğü oranda büyür, derinleşir, büyütülür, derinleştirilir. ne denli düşünülürse, o denli büyür. o denli dayanılmaz boyutlara ulaşır, ulaştırılır. gerçekleştirilmez. soyutlaşır. ve hiçbir zaman bitmez. yaşam gibi. ölüm gibi.   gövdeler iç içe girdiğinde de sevginin gerçekleşmesi olanaksız mı. o sonsuz boşalma anında da sevgi doyumsuz, insan yalnız mı. doğum anında. ölüm anında."  t.ö. - y.u.y.
güzel şeyler aldım; okumalık.
anneme söyleyin - yarın beni uyandırmasın -

-ne işle meşgulsünüz?

Image

^^

çok ısrarcı görünmek istemesem de biraz ısrar ediyordum sanırım. çok zengin bir ailem olmayabilirdi ancak her isteği yapılan çocuklardan oldum. yine de bu heplik bizimkilerin çocuklarına düşkünlüklerinden ziyade benim makul isteklerimle de alakalıydı bence. 

:;

yanımda kadınlar var. hani şu orta yaşlı ile yaşlı diye kategorileştirebileceklerimden. kahkahaları şuhlukla-iticilik arasında. kocalarını anlatıyorlar birbirlerine ama ne anlatış! haykırıyor delice. yine de şuhlar ama. bu yaşlarında bile. biri bir anda öyle söyledi ki - içim titredi- diye, ben bile tuhaf oldum bu titremeyle.

minik bir gamze hem de hiç olmadık yerinde. biri bunu ona söylesin. söylesin ki ulu orta her yerde öylece gülmesin!

!;

Image
hemde iyi sevişin.

bir garip orhan veli

Image
cep delik, cepken delik,  kol delik, mintan delik,  yen delik, kaftan delik,   kevgir misin be kardeşlik !
Image

ben kabullendim tükenişi denizleri serbest bırakırcasına sen benden önce uyanmıştın bilmem her neyden korktuysan eteklerinden dökülen taşlardan biriydim ziller çalmadan çok önceydi yuvarlandım çok uzaklaştım aklımdan bir türlü alıp atamadım bilmem şimdi her nerdeysen peygamber vitesi - yuvarlanan taş (2012)

//

sayın annem virgül sayın babam virgül sayın cebirci virgül  sayın leyla virgül sayın hakim virgül sayın komutan virgül  sayın aslı virgül lokantaya gelen sayın salak virgül  sayın komser virgül sayın doktor virgül sayın hemşire virgül  sayın deli arkadaşlarım virgül sayın herkes üç nokta yanyana  rahat tıp!  satırbaşı çok sıkıcı geçen hayatıma artık son vermeye karar verdim nokta   zaten bu hayatı ben istemedim nokta  siz beni getirip bu dünyaya koydunuz nokta  sonra virgül nerden çıktı bu çocuk dediniz soru işareti  nerden çıkmış olabilirim ki soru işareti  rahat tıp!  satırbaşı küçükken hiç oyuncağım olmadı virgül   ayak başparmağımla oynardım nokta  sağ başparmağımın adı kelamettin'dir nokta  okula gitmem bir hataydı nokta  okul bize gelebilirdi nokta  askere niye gittim üç soru işareti yan yana ardından üç ünlem  bilinemiyor dört ünlem  çok aptal işlerde çalıştım noktalı virgül  param...

-

" yap ma  dedim  yap ma. " yap- ma ben bile ne istediğimi bilmiyordum sonunda

ruya

rodriquez- sugar man (2002) şöyle leş sidik kokan duman altı loş bir mekanda yüzünü görmediğim bir omza başımı yaslamış dans ediyor ve ağlıyorumdum rüyamda.

wh/ bt

Image
"Kısa bir zaman için de olsa, bunu aydınlatmam gerek. Şüphe var mı? Sorun teknik olmayıp felsefi bir boyutta. Böylece perde sistemindeki sorgu; bize araştırmalar boyunca inanç sınavı yapmıştır. Sorduğumuz: Bu armonide, inançlarımız neye dayanıyor, her başyapıtın çekirdeği aslında var olan veya olmayan kendi değişmezliğini mi belirtir? Bu konudan bahsetmeliyiz, müziğin içini değil, müziksizliğin biricik farkındalığını araştırmalıyız. Yüzyıllardır üstü kapanan, korkunç bir skandalı açığa çıkarmalıyız. Bu utanç verici durum yüzünden, başyapıtlardaki perde aralıklarının yüzyıllardır yanlış olduğunu anlıyoruz. Demek oluyor ki; bu müziğin armonisi, yankısı ve eşsiz büyüsü tamamıyla yanlış temele oturmuş. Evet, onlar emin olmasalar bile su götürmez bir aldanmadan söz etmeliyiz. Biraz ılımlı yaklaşanlar bile ödün verildiğini geveler. Eserlerin çoğunda saf müzikal tonlamanın bir yanılsamadan ibaret olduğu tamamıyla müzikal perde aralıklarının ise yer bile almadığı bir durum nasıl bir ödün ...