Posts

Showing posts from January, 2013

ve bana dedi ki

"Gulnihal..   Her insanin bir oykusu vardir ama her insanin bir siiri yoktur . " şiirleri yeni yeni sevmek şiirselleşmeye bir başlangıç olabilir mi aslında?

sunum.

bitti..... ........... ........... derin bir ohh gerek şimdi.

salon piçi versus ortam piçi devrimci

peki ben hangisi olacağım??

alacak verecek defterleri

Image
şurayla ne derdim var ki benim. bugün yine gittim. ah bir bulsam da şu hesaplaşmaları durdursam.

.

farkında değilsin ama sen büyücü bir kadınsın dedi bana. öyle miydim gerçekten?

bu ikili arasındaki ince fark

mahr -e- miyet mahr -u- miyet

pop

"oysa ki popüler olmaya vakti bile yoktu."

hişşşttt

"nereden gelirse gelsin; dağlardan, kuşlardan, denizden, insandan, hayvandan, ottan, böcekten, çiçekten... bir hişt hişt sesi gelsin." s.f.a.

kendiliğinden gelişen diyalektik süreçler burnumuzu nasılda sürterler. varoluştan yokluğa - yokluktan varoluşa hep gitmek adına tüm bu deşmeler.

Image
bugün buralarda güneş ve yağmur aynı anda parlıyor. ve benim içimde bir yerlerde bu parça cızırdıyor. Pink Floyd - Shine On You Crazy Diamond (1975)

.

koynundaki kokun bakışın şefkatin şiddetin gülüşün teninin dokusu dudakların nefesin ağız tadın 1 yıl sonra tekrar izmirde birlikte oluşumuz anıları dokuyuşumuzu okuyuşumuz hevesle dört gözle

beyazım bitti.

::

yağmur vardı o gece çok. odak ayarını bozdum kasti. yağmurun altında gördüğüm bir sürü somutu soyuta dönüştürdüm renkli renkli.

arası iyi devrik cümleler

her şeyi tasarlayarak yaptım ben . belki sevgilin olamazdım ama elbet hayatına arkadaş misali sokulup yer kaplayabilirliğimin farkındaydım ben. derdim hayatında bir alan sahibesi olmaktı aslında, ne bencilce değil mi? bencillik, bir hayat mücalesi, senin hayatındaki bana . sana her sokuluşta renk saçtım ışık saçtım. kuru ağacı sevsem çiçek açtırırdım ya ben. bu tutkuyu bu arzuyu sen provoke sandın. provoke deyip bana gaz yaptın. sonra ben bilinçli provokasyonlar ve bilinçli gaza gelişlerle uğraştım. derdin ne adam senin diye laflar hazırladım, sen benim yüzümden bir zemberek misali kurulup boşaldıkça ben inat ettim ve kendimce dedim, çıkmayacağım bir göz odam olacak hayatında. dedim ya her şeyi tasarlayarak yaptım. insanlar taammüden adam bile öldürüyor. oysa benim derdim hayatına tutunma çabam. ve tek dalım taammü. peki bu mu suç şimdi. asıl bilmediğin ne biliyor musun? provoke olmak için provoke eden, hep sendin kendini ben sanan.şimdi senin gözünde suçlu ben miyim gerçekteki bu bi...

fazlaca iyiyiz.

şiirler görünür bana son günler bunca telaşın içinde mutlak bir yerde hakimler.

(sağlıksız gelişen ilişkiye)

bana ya dur de durayım ya bul de bulayım seni bir yerde. atıflar manifestosu'ndan alıntı.

{sevdiğim adam burnumda tüter yine.}

.

ormanın ortasında, yamaçta, bir dağ evinde, akşamın soğuk karanlığında yalnız olmanın tedirgin eden hazzına varıyorum şu anda.
fütursuz. aheste. salt. maktul. sayfiye. mecmua. sevilerek, sayılarak.

gece gece ne iyi gelir.

Image

kendimi sımsıkı, çok iyi tuttum. tutuyordum. tutacaktım.

peki ama ya bırakırsam?

günün ismi.

bence derman bir erkek ismi olmalı.

raffiné mademoiselle

Image
rafine bir dersaadet idi aradığı sadece. yine de yollara düşmeye pek takadi yoktu. bu takatsizlik ise bir tür zamanaşımına uğratıyordu kendini. doğuşumu böyleydi yoksa sonradan oluşumu bence o da tam olarak bunu bilemedi. rafine dedim ya hani kırıklıkları rafine tuz misali tozlara dönüşmüş kaplamıştı çıplak yerlerini. işine de gelmiyor değildi bu hal. gizliyordu çıplaklığının rengahengini. ( benzerlikler dünyasından e. adında bir kıza.)                                                                                 buz kristalleri   tuz kristalleri

ciddi bir ifadeyle.

önce kahakaha attı kadınsı bir ses tonuyla. sonra ciddi bir ifadeyle "aklın fikri hep bu, her şeyi cinselliğe bağlıyorsun" dedi. iyi de, hava boşalmış, orgazm olmuştu işte.

bir imgelem olarak -kib-

kib - a - r kib - i - r

lovers are strangers.

Image
bir makara flu.

işimiz güzümüz aşk bizim

kimi zaman kimi şarkılar hep aşkla buluşturur,aşkla kavuşturur, aşkla seviştirirler. Charlotte Gainsbourg - Everytime I Cannot See (2005)

en saf hal

sıradan bir gün  yürüyorum yolda  çaresizlk var bakışlarda  herşey anlamsız  çabalar hep boşa  dönüyorsun bak sen hep başa  herkes kaybolmuş  yaşam kavgasında  nefes almak yok  çalış durma  çocuğum sorar  bu nasıl karmaşa  anlam veremez  güler sana  dön sen dön   hiç düşünme  doğduğun ana dön  dön sen dön  hiç düşünme  en saf haline dön  alıp başını düşersin  yollar a   aklın hep kalır uzaklarda  uzağı boşver  yakın la yetin sen  kaybedersin hep çok istersen  kaygılarım var   yaşarken öldüren  umutlarım var gülümseten  bazen dilersin   bir şeyi çok içten  gerçekleşir bak vazgeçmezsen  dön sen dön   hiç düşünme  doğduğun ana dön  dön sen dön   hiç düşünme  en saf haline dön.

bu nokta olsun hepinize.

Image
"gidiyorum ben boşçakallar, sıçmışım ortalık yerinize. kıçımın  fosforuyla aydınlanın siz  artık"

kronik kronos

oysa kronik bir rahatsızlığın ta kendisiydi "zaman", o yeni gibi görünen tekerrürler hepsi bir tekrarın kandırmaca döngüsü. gün be gün ilerliyor her çatlak kendimde. ah benim kırılgan, naif bedenim.

hani soruyorsun ya bana, nasılsın diye. ve her seferinde diyorum ya, yuvarlanıyoruz işte.

Image
how we roll

kadın,

Image
kutsal ve orospu dur her zaman.

66

Image
niceli

çukurlarımdan öp beni.

Image
kimse bilmeden kimse görmeden sessizliğin üstüne düşeni yaptığı en sessiz anlarda . göz çukurları bel çukurları boyun çukuru koltuk altı çukurları kasık çukuru yanak çukuru parmak arası çukurları çukurlarımdan öp beni .
Image

bütün gün kar fotoğraflarına baktım.

Image
bütün gün kar fotoğraflarına baktım. sabahın bir körü kar yağmaya başlayalı henüz 10 dk olmuşken taksiciye izmirliyim dedim. adam beni hemencecik anladı, kısa sessizlik esnasında. belki uçağınız kalkasıya uçuşunuz iptal olur kimbilir dedi. kimbilir diye tekrar ettim karşılık olarak. gökhan kar fotoğrafları yolladı orda olsaydım elimde makine soğuk demez fotoğraf çekmeye inerdim kesin. canım nasıl istiyor nasıl çekiyor. bütün gün kar fotoğraflarına baktım.

u-z-a-k

hiç adres vermeden en uzağa gidelim. peki uzak nedir?  uzağın eni varsa boyu nasıl olabilir?
bütün yaşamım zevki amaçlıyor. her şey öyle haz dolu öyle basit ve öyle ilkel ki. ben buyum işte ötesi günümüzün safsataları. laf salataları hazdan kuduruyorum güzel bir şey gördüğümde güzel bir şey yediğimde güzel bir şey kokladığımda güzel bir şeye dokunduğumda. hazdan geberiyorum masada, banyoda, arabada, yatakta..

sözlük

commentarius perpetuus : sürüp giden yorumlar

içinde homojen dağılmak istiyorum

Image
beni özümsemenle içinde yok olayım her hücrende kanında damarında hüküm süreyim. bunlar gerçekleşirken sende bende ki hükmünü çoktan ilan etmiş ol istiyorum. ah be adam. ahh seni ne çok seviyorum
Image

bende orospuyum

Image
bir gün okuldan kızın birine bir başka biri "orospu" demiş. kız yırtınıp bağırdı, bana nasıl hakaret eder, bana nasıl orospu der diye. sonra kızın yanına bir arkadaş gitti ortamı sakinleştirmek adına ve ona " boş ver üzülme ne demiş ki, orospu demiş, aman sende, hem ne olur ki bende orospuyum" dedi. işte o gün bugündür biz hepimiz orospuyuz.