Posts

Showing posts from May, 2013
Image
- zarifliğime aldanmayın, dişi bir örümcekten pek bir farkım yok neticede.

melankolik bir göt

bence götün çok üzgün duruyor. hatta öyle ki hayatımda bir götün bu kadar melankolik olabileceğini ilk defa fark ettim. ve buraya bu melankolik göt hakkında onlarca şey yazabilirim. ama yine de göt göttür işte. ve bu yüzden tacizi hak eden bir götün var. dedi

ya da?

pekii

*beni öpmeye kalktı. bayım, bilmelisiniz ki mor dudaklı erkeklerle aram pek iyi değildir. diyebildim. neyse ki uzaklaşmasına yetmişti.
-eve gidelim.

dedi dedim dedi dedim

temmuz ortası gideceğim nümberg'e, yalnız süresi daha net değil/ dedi. bende o ara izmir'e gideyim, sen dönünce bende gelirim yine/ dedim. neden gideceksin izmir'e sende gel. birlikte gidelim nümberg'e/ dedi. gidelim mi?/ dedim.
Image
studebaker john - real love (1994)
nedenselliğinin bağlatısını kuramadım

o kadar sevmiyorduk ki hiçbir şeyi

seveceksek,  yaralı hayvan gibi sağa sola çarpan kadınları sevelim           misal! hayata ilişik kalmakla kalmamak arasında bocalayan, örselenen ruhları, kırık dökük bakışları ve kederden ölecekmiş gibi yarı aralık duran o gözler! o şaşı gözler ayarı kaçmış o bakışlar! bir tek sen anlarsın allahım, tee uzaktan baksan da  hemen tanırsın, de ki o kadınlar:  pelerinin ucuna tutturulmuş çengelli iğne kadar yer kaplayan bu         kadınlar. gücüne gitmesin ama allahım kara bir pelerin var diyorlar. ilk          duyduğumda hadi canım dedim, şiddetle karşı çıktım.          ne malum dedim adam olduğu. hemen bir büyüklük,          hemen bir iktidar, hemen bir allah erkektir iddiası, yok          baba problemli peygamberler, kadını yoksaymalar şunlar          bunlar!! o kadar sevmiyorduk ki hiç bir şeyi bu kadar o...

insanlar ölüyorlar ama hep ölüyorlar. bazen bomba patlıyor bazense kalbi yetmiyor.

bir tanıdık daha uçtu. bugün evlerindeydim. birde tanımadığım 18 kişi var reyhanlı'da. son sıra yaşadıklarımdan ötürü ölümü ve yaşlılığı ne çok düşünür oldum ben böyle. düşünmesem bile buluyor yine bir şekilde. bu konuyla baş edemiyorum her şeyle baş eden ben, ukalalığım korkak bir çocuğa bürünüyor bu mevzunun bahsi geçince. ah şu bahisler. bir kabile varmış ismi lazım değil, zaten hatırlamıyorum da. ölümle baş etmek ve korkularını yenmek için ölülerini muzla karıştırıp yiyorlarmış. bir süre aralarında ikamet etsem, baş eder miyim bende?? gün olur da kendi halimde mi ölürüm, bir hastalık pençesinde, yaşlılık işte. dokunmaya korkuyorum bulaşıcak diye. madem yakılamıyorum bu din ve bu ülkede. bende kadavra olucam büyünce. beni sevenlere duyrulur, bildiriyorum şimdiden vasiyet şeysi diye. bu bahsi de kapatalım lütfen.
merkez, ben hiç bir şey bilmiyorum. hepiniz gibi.

şeffaf beyaz

-çok beyazsın. şeffaf gibi, hele  bacakların. - ay ışığı ile yandım, ondan bu kadar beyazım.
mavi bir kuş.
yarın yaş günüm. ne zaman yaş günüme bir gün kalsa. ertesi güne kadar öyle sıkılıyor öyle daralıyorum ki.. bunun nedenin de yıllarca önce çektiğim dünyaya geliş sıkıntısı olduğuna ve ruhun her yıl aynı sıkıntıyı tekrar yaşadığına inanıyorum

amaçsızlık kehaneti

gezginliği bile kusursuzlaştırdığımız doğru, sanki artık kıpırdamaya bile gerek yok gibi. --- amaçsızlık kehaneti