adaptation diye bir film vardı.

 filmleri bayadır yıkatmıyordum. yıkatmadığım film sayısı gökhanın ki ile birlikte 10'a yükseldi. içinde kaybettiğimi sandığım gökhanla ankara gittiğimizde çektiğim onca kareden oluşan monokrom filmde vardı. atölye eşyalarımın arasından çıktı. nasıl sevindim. filmlerin arasında gökhanın fransadayken çektiği en az 10 senelik bir filmide var.  içlerinden neler çıkacak merak ediyorum.




o kadar çok almam gereken şey var ki. kitap ve malzemeye dair. ama kendime digital makine için yeni bir lens ile daha profösyonel bir analog makinesi almak istiyorum. nasıl olur bende bilmiyorum.

izmire gelince bir süre buraya adapte olmakta güçlük çektim mesela yatağımda bile gökhan yok diye uyumakta güçlük çekiyorum. her gün altına yatınca ve 2 ye kadar uyuyamayınca artık benim için bir çeşit problem olmaya başladı.

geçen tuğçe ve cenk'e bizim eve giden otobüsü ve son durağının neresi olduğunu sorduğumda epeyce bir geyik konusu oldum. esra unutmamışsındır da burayı reddettiğinden ollmuştur o dedi.
okul başlayınca tabi adapte sürecim hızlandı yine de istanbula nazaran bir eve kapanma evde üretme hali var. arda dışarı çıkıyorum okul dışında.

sanırım şu adapte olamama sıkıntısından da buraya yazamadım. biraz kendimi dinleyip ifade etme biçmim yazı yerine resme bırakınca yine kendini özetle yetişme sıkıntısı yaşadım.

Comments

Popular posts from this blog

ard-ard-a

teyzemgillen halamgil