baş

- var sende bir karın ağrısı, hadi söyle.

derdi hep, hissederdi ya hiç kaçırmadan, ama bu sefer ki başka. söyleyemediğimden ağrımıyor karnım, karnım ağrıdığı için söylüyorum.

şu internet ortamında blog işini kıvıramıyor muyum ne? ya da dönüp bakınca, eskinin onca harf çokluğuna rağmen ters bir şekilde sıfırla sarılışları, sıfırla kavuşumları. sırf bu yüzden gnhnm' yi öldürdüm. iyi de oldu. zaten o ben değildim uzunca bir süredir. yeni "ben" eski benim yapmam dediği, karşı çıktığı ne varsa yapan biri. gariptir ki bu "ben"den oldukça memnunum.

yalın olsun dedim yeni ben, bolca dinlesin mesafesini bozmasın, eskisi gibi ürkek değil, dinlerken en fena stratejilerle karşı tarafı fethetmeyi bilsin. kendine güveni olsun, topuğundan başına, yürüyüşünden düşünüşüne hepsi bir ele geçirme mekanizması olsun dedim. tehlikeli olsun istediğini alma konusunda ama yine de iyi niyetini bozmasın. amma da beylik cümleler ettim değil mi? keşke herşey bu kadar kolay olsa.

insan yaşı ilerledikçe istedikten sonra kendini hamur gibi şekillendirebiliyor. modern toplumun katkıları, eskiler benim yaşımda ikinci çocuklarını yetiştirip şekillendirirken ben kendime uyguluyorum bu durumu.

kendimi izliyorum, dinlemiyorum, onunla konuşmuyorum. sadece izliyorum. bir kedigilin avını izlediği gibi. anlayacağın benim tek derdim kendimle. zaten gerisi bildiğin hikaye..




Comments

Popular posts from this blog

ard-ard-a

teyzemgillen halamgil